Biz sosyal medyada bi şeyler yapmak istiyoruz: “We are going digital”

Dün tüm gün Hilton’daki Sosyal Medya konferansındaydık. Onun yazısını daha sonra uzun uzun yazarım kendi dilimde ama genel olarak neler olmuş derseniz sizi şöyle alayım: “Sosyal Medyanın Ustaları İzmir’deydi.

Dün sunum yapan konuklardan biri -Ali Güraçar- bir gün müşterisinden bir mail geldiğinden bahsetti. Mailde aynen şöyle yazıyormuş: “Biz sosyal medyada bi’ şeyler yapmak istiyoruz.”

Herkes sosyal medyada olmak, bu büyük pastadan bir dilim de olsa yemek istiyor. Ama çoğu kimse ne yapacağını bilmiyor. Ajanslar da öyle. Eminim birkaç yıl önce sosyal medyanın pazarlama açısından bu kadar tutulacağı çoğunun aklına gelmemiştir.

Şimdilerde ise herkes sosyal medyada, herkes sosyal medya uzmanı.

Öyleyse hepimiz dijitaldeyiz ya da birçoğumuz buradayız ve geri kalanımız da olmak istiyoruz. Nerede olmak istediğimiz belli ama nasıl olacağımız, neler yapacağımız belli değil.

Sanırım önce her şeyi unutmak, egolardan sıyrılmak gerekiyor. Çünkü ancak o şekilde iletişim kurmayı, etkileşim sağlamayı hatırlayabiliriz. Medya kanallarının değil insanların ve sosyal medyanın kültürünün önemini fark ettiğimizde işi kurtarmış olacağız.

“Sometimes marketers forget that media platforms are enablers to big ideas. They aren’t the big ideas themselves.”

Okumaya devam et →

25. Nisan 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Dijital Pazarlama, Sosyal Medya | Etiketler: , , , , | Yorum bırak

Şapka Takımı’nın Muhteşem Performansı: Sosyal Medya’nın Ustaları İzmir’de

Hep diyoruz ya İzmir’de çok etkinlik olmuyor diye. Ama oldu mu da tam oluyor. Özellikle de gençler başarıyor bunu. Abilerine, ablalarına taş çıkartacak derecede azimli, kararlı ve hırslılar. Benim tanıdığım genç gruplardan biri de İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin Burak Amirak ve Ebru Uzunoğlu Hocaların desteği ile kurdukları Şapka Takımı. Geçtiğimiz yıl Erdal‘ın da katkısıyla güzel bir sosyal medya zirvesi düzenlemişlerdi ama ben ne yazık ki gidememiştim.

Bu yıl ki çook daha güzel, üstelik Alsancak’ta, Hilton’da. Hemen ofisin dibinde :) Ayşe Nur ve Özge ile AdresGezgini Sosyal Medya Ekibi olarak yerimizi alacağız. Ama öncesinde kim bu çocuklar, nedir bu etkinlik biraz onu inceledim ben^^ Üstün araştırmacı-sosyal medyacı lakabıma uyum sağlayacak çeviklikte (Burak Hoca’nın desteğini unutmadım) Şapka Takımı‘ndan Gökhan Akı, Elif Başkök ve Saniye Nazlı ile sizler için görüştüm.

Okumaya devam et →

13. Nisan 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Etkinlikler, Röportajlarım, Sosyal Medya | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırak

Deli Kızın Türküsü No:1 Düğün-Dernek İşleri ve Evleneceklere Tavsiyeler

Not: 1000 TL’ler örnek olarak koyulmuştur.

Düğün sektörü çok acımasız. Her kalemde sizin damarınıza sivrisinekler gibi yapışıp kan almaya çalışıyorlar. Muson ormanlarında SinKovsuz kalmak gibi bir şey yaz aylarında düğün yapmak.

Yemekli düğün yapacaksanız zaten bittiniz. Tavuklu mönü ile et mönü arasında 10 lira falan oynuyor. Ama o 10 lira da belinizi epey çökertiyor. Banvit’i sponsorunuz yapın, bu dertten kurtulun. Zaten büyük ihtimalle o gece düğününüze gelecek akrabalarınız, arkadaşlarınız “ayyhh, yemekler de soğuktu. Mezeler ise hiiç olmamış” diye aylarca muhabbetini yapacak. Sanki hepsi gurme.

Yemekli düğün organizasyonlarında ek olarak yanında bir de organizasyon paketi diye bir şey var. Biz ondan aldık rahat ettik. Ama ayrıca alacaksanız “havai fişeksiz olmaz – 1000 TL, sandalye giydirme 1000 TL, nikah masası süslemesi 1000 TL” diye uzayıp giden 1000′er liralara alışın. Bu düğün işlerinde haşır neşir oluırken iki tarz sandalye ile tanıştım. Biri bildiğimiz plastik sandalye. Uyduruktan beyaz kumaşlar ve mevsimine göre dore, yeşil falan olacak şekilde parlak küçük kumaşlarla beziyorlar. Oturması kalkması son derece rahatsız, gece sonunda zaten hepsi örtüsünden sıyrılıp çırıl çıplak kalıyor. O yüzden kaçarak uzaklaşın.

Okumaya devam et →

07. Nisan 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Bensel | Etiketler: , , , , , | 3 yorum

Yalancı Pazarlama: EDS SHOPPING

Annem bir shopping tv tutkunu. Bazen Requiem for a Dream’deki Sara Goldfarb‘a benzettiğim oluyor onu. Ama sonra düşününce “yok ya, ne alakası var. Kadın keyfine bakıyor işte” diye benzetmemden utanıyorum. Günler böyle geçiyor aziz dostlarım.

Bugüne kadar tele-pazarlama ile ilgili hiçbir sorun yaşamadık. Her aldığı üründen memnun kaldı, memnun kaldıkça daha da çok alışveriş yaptı.

Derken geçtiğimiz günlerde – hatta tam olarak cumartesi günüydü – evdeyken bir telefon geldi. Bir kadın annemi arıyor, shopping tv’den aradığını söylüyor. Ben de annem yok evde, cebinden ulaşın diyorum. O sırada annem apartmandaymış, kadının aradığını duyuyorum. Konuşuyorlar, konuşuyorlar.

Annem eve giriyor, “ben bilmem kızım bilir” dediğini duyuyorum ve telefonu çat diye elimde buluyorum. Kadın öğretilmiş cümlelerle bana durumu açıklıyor: “Işıl Hanııım, size bir değil iki değiill taam ALTI ürünlük bir teklifimiz var. Tamamı orjinal Lacoste ve Armani bay-bayan parfüm ve deodorantlar, bir adet bay, bir adet bayan İSVEÇ hödömödö marka kol saati paketimiz 300 lira yerine sadece 49 lira.” Bakın buraya dikkat “SİZ BİZDEN SÜREKLİ ALIŞVERİŞ YAPTIĞINIZ İÇİN BU ÜRÜN PAKETİ SADECE SİZE BU FİYATA

Okumaya devam et →

03. Nisan 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Bensel | Etiketler: , , , , , | 3 yorum

İzmir’de Sosyal Medya Eğitimleri ve Alakalı Alakasız Diğer Her Şey

Ankara’dan geldiğimden beri bir koşuşturmaca halindeyim, baktığıma bir daha bakacak vaktim olmadı. Bir yandan düğün hazırlıkları, bir yandan AdresGezgini’nde yeni yapılanma, eğitimler vs. derken kolumu kaldıracak halim kalmamış. Cuma günü farkettim. Cuma Balçova Rotary Derneği’nin Gençlerimiz Konuşuyor etkinliği için İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gitmiştik. Akşam da dönüşte Can Bonomo konserine gidecektik güya. Eve gelip birkaç bi şey attım ağzıma. Sonra koltuğa yığılıp kalmışım. Ertesi gün uyandım.

Ancak kendime geliyorum. Ha, tabii bitmedi bu yoğunluk ve Temmuz’a kadar da bitecek gibi görünmüyor. Zaten sonra da düğün için geri sayım başlayacak. O_o Şu an yoruldum.

TOBB için Ankara’dan döndükten hemen sonra, sabah Ege Üniversitesi’nde işletme bölümü öğrencileri ile sosyal medya workshop’ı yaptık. Ayla Hoca rica etmişti. Keyifli oldu :) 3 farklı gruba kartlarını dağıttım, birer case verdim. Analizlerini yaptılar, strateji geliştirdiler. Bayaa eğlendik :)

Okumaya devam et →

01. Nisan 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Bensel, Etkinlikler, Sosyal Medya | Etiketler: , , , , , , , , , , | 3 yorum

TOBB Liderlik Kampı’12 – Sosyal Medyada Liderlik

Geçen hafta yine yollardaydım. 2 saatlik uyku sonrası sabah 4′te uyanıp havaalanına doğru giderken “yav acaba otobüs uçaktan daha mı iyi?” diye düşünmedim değil. Aslında bu defa yalnız değildim, maaile Ankara’ya gittik. Can, annem ve babam beni yalnız bırakmadılar. Gerçi burada gizli bir parantez açmakta fayda var; kardeşim Ankara’da okuduğu için ve annemler uzun zamandır onu göremediği içindi tüm yorgunluk ama kendime pay çıkarmakta bir sakınca görmüyorum. Çünkü canım annem ve Can 1 saatlik uykusuna rağmen TOBB’da beni yalnız bırakmadılar. Teşekkürlerimi bir borç bilirim.

TOBB Liderlik Kampı bu yıl ikinci defa Endüstri ve Verimlilik Topluluğu tarafından düzenleniyormuş. Sevgili Melda Ulubay bana mail atana kadar benim konudan haberim yoktu. Ama araştırınca gördüm ki gencecik çocuklar, tırnakları ile kazıyarak muhteşem bir organizasyona imza atıyorlar. Her şeyden öte, bir öğrenci topluluğunun Egemen Bağış, Rifat Hisarcıkoğulu, Gamze Cizreli, Ataman Özbay gibi isimleri bir araya getirerek tüm Türkiye’den üniversite öğrencilerine liderlik ile ilgili bilgi ve tecrübeleri hiçbir beklenti ummadan sunması; Kariyer.net, Coca-Cola, Eti gibi markaların sponsorluğunu alması takdir edilesi bir durum.

Sabahın erken saatlerinde TOBB’dan bir görevlinin beni Aşti’den makam arabasıyla ile alması ile başladı o günkü maceram. Alışkın değilim ben böyle ilgiye, biraz şaşırdım doğrusu. Gerçi Melda mailinde “sizi en iyi şekilde ağırlayacağımıza emin olabilirsiniz” demişti ama bu kadarını da beklememiştim.

Okumaya devam et →

18. Mart 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Etkinlikler | Etiketler: , , , , , , | 1 yorum

Biri sosyal sorumluluk mu dedi? “Katık Döner”

Şu sıralar kurumların sosyal sorumluluk projelerine takılmış durumdayım. Bazıları çok başarılı, bazıları ise buram buram reklam kokuyor. Aslında sosyal sorumluluğunun temelinde Robin Hood mantığı var. Zenginden alıp fakire vermek, toplumdan alıp yine topluma vermek esas. Ama yine de her kurum, kendi reklamını yapmayı amaçlar, itibarını artırmayı hedefler. Küçük de olsa tüm işletmelerde bu tarz PR çalışmalarına rastlıyoruz. Ayıplanacak, tü kaka denecek bir durum yok.

Özellikle sanayi devriminden sonra artan üretim ve talebin üretimden az olması, pazarlama faaliyetlerinin şeklini de değiştirdi. Siz de farkındasınızdır günde binlerce reklam mesajına maruz kalıyoruz. Küçük şehirlerde yaşayanlar çok şanslı tabii, onların gün içinde gördükleri reklam mesajının belki de 1000 katına biz maruz kalıyoruz. Sırf bu bile İstanbul’a gitmeme, İstanbul’da yaşamama sebebi olabilir.

Tabii halk reklamlara karşı sistematik duyarsızlaşınca, reklam ve pazarlama profesyonelleri de farklı yollara başvurmaya başladı. Zeplin kiralamak, ünlülere kıyafet-ayakkabı falan giydirmek, doğulu şarkıcılara çiğ köfte yoğurtmak gibi yöntemlerin yanı sıra bir de tamamen itibar yönetimine yönelik çalışmalar var; ağaç dikmek, kız çocuklarını okula göndermek vs. gibi çalışmalar ile bunları örneklendirebiliriz.

Okumaya devam et →

07. Mart 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Sosyoloji | Etiketler: , , | 4 yorum

Sosyal Medya’yı yöneten insan davranışları

Geçenlerde bir blogda denk gelmiştim, her sosyal medya uzmanının bilmesi gereken insan davranışları gibi bir başlıkta ayrıntılı bir yazı. Bundan 2 yıl kadar önce, sosyal medya uzmanlığı çok tartışılır bir kavramken ve birçok kişi bu kavramla enine boyuna dalga geçerken, sosyal medya uzmanlığının sadece teknik bir konu olduğundan söz ederlerken; ben ve saz arkadaşlarım sosyal medyanın aslında sadece teknik değil ,sosyal, psikolojik ve sosyolojik yanları olduğundan, her sosyal medya uzmanının ya da – siz adına ne derseniz – sosyal medya çalışanının sosyoloji, psikoloji, pazarlama gibi konularda bilgi sahibi olması gerektiğinden söz ediyorduk.

Bugün artık bu konu tamamen anlaşılır durumda. Sosyal medyanın bir okulu, lisans derecesi ile mezun olunan alanı yok. İnternete gönül vermiş, ilgili herkes sosyal medya uzmanı olabilir ki büyük şehirlerin tamamında buna yönelik sertifika programları mevcut. Yeri gelmişken söz edeyim, sevgili Can Uğurcan ile birlikte detaylı bir eğitim programı da İzmir’de hazırladık. Eğitişim İzmir ve AdresGezgini ortaklığında –sanırım- İzmir’de ilk defa uzun süreli bir “Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı” açılıyor. Bu da başka bir yazının konusu.

Okumaya devam et →

26. Şubat 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Sosyal Medya, Sosyoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | 1 yorum

Güney Afrika’da Berber Salonları

Çocukluğumdan beri saçlarımı kestirmeyi çok severim. Berber salonlarına da ayrı bir hayranlığım var. Binbir çeşit saç malzemesi, taraklar, saç spreyleri falan :) Hiçbir zaman saçlarımı çok fazla uzatamasam da uzun saçların tasarımlarına iç geçiririm. Küçükken çok sık Kuşadası gibi turistik mekanlara giderdik. Orada rastalı, tek tek örgülü ablaları, abileri görüp hayran hayran bakardım onlara :)

Çocukluk işte. Aradan yıllar geçti, ben hala saç hastasıyım. Facebook profil fotoğraflarımı görseniz, binbir surat Işıl :)

Her fotoğrafta farklı bir model, farklı bir renk. Ama yine de sarıdan vazgeçemiyorum. 2006′da boyatmıştım ilk defa platin rengine. O gün bugündür koyulu açıklı onlarca kere sarı tonlarında saç sahibi oldum. Yıpranıyor evet, ama dayanamıyorum.

Her neyse konu benim ne kadar möhtöşöm saçlara sahip olduğum değil, berber salonlarından sanat yapan adamın hikayesi.

Simon Weller İngiliz fotoğrafçı. Geçtiğimiz yıllarda Afrika’ya gidip çekimler yapmaya başlamış. Birbirinden renkli, değişik berber salonlarını görünce koleksiyonunu bunun üzerine oturtmaya karar vermiş. Aşağıda fotoğrafların bir kısmını bulabilirsiniz.

Ben aslında bakınca renklere odaklanamadım, nasıl görmek isterseniz öyle tabii. Benim gördüğüm daha çok şöyleydi; Fakirlik, sömürülmüş bir medeniyet, yok olmaya yüz tutmuş bir kültür ama yine de tırnaklarıyla hayata sıkı sıkı tutunan insanlar.

Bakış açısı işte.

Okumaya devam et →

26. Şubat 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Bensel | Etiketler: , , , | 1 yorum

Evrimin garip boyutu: Dijital Darwinizm

Biz bireyler teknolojiyi çok sevdik, çok çabuk adapte olduk ama ya markalar?

Bundan birkaç ay önce Sosyal Medyada Pazarlama Miyopluğu üzerine bir yazı yazmıştım. Teknolojiye adapte olamayan firmalar birer birer yok olacak demiştim. Hemen ardından, geçtiğimiz günlerde Kodak, iflas başvurusunda bulundu. 131 yıllık koca şirket, dijital çağa ayak uyduramadı. Ne kadar acı bir şey, koca bir markanın çöküşü. Ama artık bu gibi üzücü haberlere alışmamız gerekiyor sanırım.

Eskiden marka denilince aklımıza tarihçe, logo gibi kavramlar gelirken şimdilerde farklı algılar oluşuyor zihnimizde. Markalar da insanlar gibi. Kendi karakterleri, kimlikleri, duyguları var. Yaşıyorlar. Yıllarca bu görmezden gelinen özellikler teknolojinin evrilmesi ile gözümüze gözümüze sokulur oldu. Sebebi ise yine biziz aslında. Biz toplum olarak internetle iç içe geçtikçe, markalarla özel bağlar kurmaya başlıyoruz. Sürece dahil oluyoruz ve buna ayak uyduramayan firmalar pıt pıt yok oluyor. :/

Günümüzde bir markayı değerli kılan çok önemli kavramlar var. Mesela iletişim, etkileşim, eğlence, açıklık… Hepsinin bir arada olduğu bir moda markasını örnek vereyim: DKNY.

Hiç DKNY’nin Twitter hesabını incelediniz mi?

Okumaya devam et →

12. Şubat 2012 by Işıl Yılmaz
Kategoriler: Dijital Pazarlama, Sosyoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 yorum

← Önceki yazılar