Aylık arşivler: Nisan 2010

Adorno’dan Sosyoloji Öğrencilerinin Mesleki Analizi

adorno

Theodor Adorno Introduction to Sociology kitabında yer alan 23 Nisan 1968 tarihli ders notunda sosyoloji öğrencilerinin yaşadığı işsizlik sorununu şöyle açıklıyor:

“The number of students majoring in Sociology has risen to an extraordinary degree since 1955. Let me give you a few figures: in 1955 there were 30 sociology majors, in 1959 163, in 1962 there were 331, in 1963 383. Now (1968) there are 626. In view of this I should be professionally blinkered in deed If I were to tell you how wonderful it is that so many of you are studying sociology! If you compare the expectations ambitious of students with the professions they actually later adopt, the results are even worse. For example -and this is very interesting- only % 4 of sociology students originally wanted to work at a university whereas %28 of graduates have been absorbed into higher education. In another words, the university which produces sociologist, is also their main consumer, their primary consumer. This is a situation which, making somewhat free use all the language of pscyhoanalytic theory, I have called incestuous. In my opinion this is not a diserable state of affairs. On the other hand only %4 of students originally intended to go into market and opinion reserach whereas %16 have actually entered that profession. By contrast a relatively high number -%17- wanted work in journalism, radio and television, but only %5 of graduates have found employment there. With regard to Industrial and Company Sociology, %3 wanted to adopt this profession and %4 have actually taken it up – a somewhat better ratio -.” Adorno, Theodor W.

Aradan geçen 45 yıl içinde değişen bir şey yok gibi. Sizce?

İnternette Küfür ya da Yanlış Demokrasi

Milliyet gazetesi bir dönem okuyucularına Popüler Kültür adında bir ek sunuyordu. Sene 2003 falan olmalı. Çünkü ben o dönem Sosyoloji Bölümü’nde çaylak bir öğrenciydim. Bulduğum her şeyi okuyor, anlamaya çalışıyordum. Murat Belge, Can Dündar, Ünsal Oskay bu dönemde biriktirdiğim gazete ekinin fotoğraflarında yaşıyordu. İnternet bu kadar yaygın değildi, sosyal medya diye bir şeyin varlığından terim olarak haberdar değildik. Aynı dönemlerde Hasan Bülent Kahraman ile de tanıştım. Yazılarını su gibi okuyup düşünüyordum.

Sonra gazete bu eki kaldırdı falan. Arkasından bizim bildiğimiz gazetelerin hepsi birer birer  tabloid gazetelere döndü. Siz, daha iyi bilirsiniz.

pop-kültür Okumaya devam et

Erkut Taçkın Türk Pop’unun Babasıdır.

Yanlış zamanlarda doğdum ben. Müziğin sokaklara taştığı yıllarda değil sokaklarda dilendiği yıllarda doğdum. Özlemim var 70′li yıllara. Bu geceyi nostalji gecesi ilan ettim bu sebeptendir ki. Eve geldiğim dakika başladım mırıldanmaya. Jeffirson Airplane ile yaptım başlangıcı. Ah, Woodstock döneminde yaşamalıydım ben ah! diye hayıflandım. En sevdiklerimden çıplak ayak Janis Joplin’le rüyalarda yürüdüm. Koşmaya başlamam ise halis mulis Türk müziği ile oldu. 1962 kayıtlı Barış Manço şarkıları, 1966 kayıtlı Cem Karaca albümü hemen ardından 1966 Altın Mikrofon şarkı yarışması albümü! Oh, kulaklarımın pası silindi.

Darbeyi ise Erkut Taçkın vurdu.

erkut taçkın Okumaya devam et