Aylık arşivler: Temmuz 2010

Bilinçli Hippiler Topluluğu Manifestosu

Alıntıdır:

Dünya bir uçurumun eşiğinde!
Bunu hissediyoruz. Medya her ne kadar bizi sakinleştirmeye ve olanları bastırmaya çalışsa da bir şeylerin ters gittiğinin farkındayız. Televizyonlarda sürekli dünyada olanı biteni sisleyecek programlar ve diziler yayınlanıyor…
Son 50 senede dünya hiç bu kadar hızlı ve köklü değişiklikler göstermemişti. 10 sene öncesiyle bugünü bile kıyaslamanız değişimin oranı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayacaktır. Ancak değişim sadece teknoloji alanında değil. İnternette dünya nüfusunu, hastalıkları, son yılların sıcaklık ortalamaları vb. istatistikleri gösteren sitelere bakarsanız rakamların korkunç hızlarla arttığını göreceksiniz…

Bir yanda her gün açlıktan, susuzluktan ve önlenebilir hastalıklardan ölen onbinlerce küçük çocuk, öte yandan her sene sırf yeni modeli çıktığı için yüz binlerce dolarlık arabalarını değiştiren zengin ünlüler…

Okumaya devam et

Şu Hayatta Beni Sinir Eden Durumlar

Sabaha karşı uyudum uzun zamandan sonra ilk defa. Dün gece kendimce çok komiktim, çok güldüm çok eğlendim ama sabah uyandığımda gözlerimin kenarlarında hafif kurumuş yaşlar vardı. İşte nemli nemli, ağlamışım rüyamda resmen. Bazı sabahlar nedenini anlamadığım bir şekilde huysuz oluyorum. Sadece kendimle olmak istiyorum, sevdiğim şeyleri yapıp toparlanmak istiyorum. Anlamsız bir mutsuzluk kısır döngünün içinde, hiçlikle boğuşuyorum ve sonra etrafımdaki her şeye uyuz olmaya başlıyorum.

Örneğin,

Uykuyla uyanma arasındaki eşikte duyduğum sesler: Ellahımmm!!! Herhangi bir araç sesi, gevrekçi çığlığı ya da canım annemin (evdeyse eğer) kahvaltı hazırlarken istemeden çıkardığı tabak, çatal şıngırtısı.. O an içimdeki canavarı kontrol edemiyorum ve işte o an bir Devil olup gözlerimden ateşler saça saça uyanıyorum. Suratımı büzüştürüyorum, gözlerimi kısıyorum ve yataktan kalkıp homurdana homurdana tuvalete gidiyorum.

Okumaya devam et

Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Medya: Bıyıksızlar

Toplumsal cinsiyet, anne karnında oluşan biyolojik cinsiyet kavramının ötesinde çocuğun doğduktan sonra toplum tarafından oluşturduğu cinsiyettir. Kızlar pembe giyer, erkekler mavi! Kızlar bebeklerle oynar, erkekler arabayla! Kızlar evcilik oynar, erkekler futbol oynar!

Toplumsal cinsiyet rolleri, aslında toplumun öngördüğü kadınlık ve erkeklik kalıplarını öğrendiğimizin bir ifadesidir. Dolayısıyla bu roller, sahip olduğumuz bir özellik değil aksine oluşumuna katkıda bulunduğumuz bir süreçtir. Toplumun bireylerden oluştuğu ve bireylerin toplumu yaratırken birtakım kültürel değerleri de yarattığı bilinmektedir. Toplum bu değer ve normları özellikle de kadın ve erkeğe ilişkin olanları yaymak ve pekiştirmek için pek çok araç kullanmakta. Günümüzde, hiç kuşkusuz, bu araçların en önemlileri kitle iletişim araçlarıdır.

Okumaya devam et