2014’e üç kelime hediye ediyorum.

Her yılbaşında bir sürü şey diliyor, tüm yıl boyunca bunların kendiliğinden olmasını bekliyorum. Hiç çaba sarfetmeden, olsun diye beklemek kadar çocukça başka bir dilek daha yok. “Hmm, evet, bu yıl her gün bir kelime öğreneyim, her gün farklı bir yemek yapayım. Şu kursa gideyim, kodlama öğreneyim” gibi çılgın fikirlerim Zihni’yi bile sinir ediyor.

Gerçi geçtiğimiz yıl benim için, hepiniz gibi, farklı şeyler öğrendiğim bambaşka bir deneyim bütünlüğü oldu. Yılın ilk yarısını depresyonda, diğer yarısını hayatımı kökünden olmasa bile değiştirecek olaylar silsilesi ile geçirdim.

you_know

2013’te ben: 

#tekelbisedeneyi ile bir ay boyunca kokarca gibi gezdim, TEDxAlsancak‘da konuştum. Çok düşündüm, çok okudum. Bir Dolap Kitap ile tanıştım, çocuk kitaplarına olan aşkımı kağıtlara yazdığım masallarla perçinledim ve şu an atıl gibi görünse de Periler ve Devler adlı bir blog açtım. Dijital pazarlamaya olan tutkumu e-ticaretle birleştirdim, insan yönetmenin her şeyden zor olduğunu tecrübe ettim.

Zaman denen ilginç görecede eriyen arkadaşlıklarım oldu, yepyeni insanlarla tanıştım. Hepsini Elmyra‘ymışçasına sevdim. en yakın iki çocukluk arkadaşımın 1’er ay arayla olan bebeklerini sevdim. Gezi Parkı Direnişi sırasında ilk defa kendimden çok daha başka, soyut bir şey için günlerce uykusuz kaldım, gözlerim ağlamaktan kırmızı, kalbim acıdan paramparça oldu.

dk.-devrim-tvlerden-yayınlanmayacak

Vay be, ne çok şey oldu 2013’te. Yıl biterken karma‘ya inancım katlanarak arttı ve bugün, 2014 3 günlükken umudum taze, dudaklarım tebessümle kıvrılıyor.

2014’e 3 kelime hediye ediyorum:

Şu lafı çok seviyorum: “Yeni yıldan birşey beklemeyin. Yeni yıla birşey verin.”

yeni_yıl_dilekleri_2014

Artık 30 yaşında olduğuma göre dilemek yerine gerçekleştirmek için çaba harcamaya gayret edecek yaşa gelmişim demektir. İşimi kolaylaştırmak için Chris Brogan’ın “My three words for 2014” yazısından kopya çekerek kendi 3 kelimemi oluşturdum. Bu yılımı mümkün olduğunca bu 3 kelime etrafında döndürmeye çalışacağım. Size de ilham versin diye konsepti biraz anlatayım; seçeceğiniz 3 kelimenin uzun ve kafa karıştırıcı olmaması gerekiyor. Olay, yapmak istediğiniz şeyleri unuttuğunuz zaman size bunları hatırlatacak tetikleyici kelimeler seçmeniz.

Brogan’ın ifadesiyle diyelim bir kitap yazmak istiyorsunuz. Tetikleyici kelimeniz “Her gün hiçbir bahane göstermeden 300 kelime yaz” anlamına gelecek olan “300” olabilir. Bu arada, kelimelerin sizin için bir anlam taşıması gerektiğini söylememe gerek yok sanırım? :)

Benim kelimelerim:

1. 7 min.: Bir arkadaşımız vasıtasıyla tanıştığımız 7 minutes workout hem Can’ın hem de benim hayatımıza gireli 1 aydan fazla oldu. 2014’te de kendisini epeyce evimizde misafir edeceğiz.

7_min_workout

2. Yayınla: Blogumla çok az ilgilenebildiğimi itiraf etmeliyim. Öğrendiklerimi daha fazla paylaşmaya çaba sarfedeceğim. Haftada 3 yazı amaçlıyorum. ^^

3: Yatırım: Finansal yatırımdan değil kendi hayatıma olan yatırımdan bahsediyorum. Daha iyi bir yaşam için, mutlu olmak ve sevdiklerimi mutlu etmek için (çünkü üzgünken iğrenç birine dönüşebiliyorum) kendime yatırım yapmaya karar verdim. Seyahat et, oku ve öğren!

Benden şimdilik bu kadar! Gidip yeni bir şeyler öğreneyim. ehe.

2014’e üç kelime hediye ediyorum.” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın