Yazar arşivleri: Işıl Yılmaz Sümer

Işıl Yılmaz Sümer hakkında

23 Mart 1984’te resim öğretmeni bir annenin ve makine teknisyeni bir babanın kızı olarak İzmir’de dünyaya geldim. 6 yaşıma kadar anneanne ve dede kokusu ile büyüdüm. Toprakları bol olsun, dünya tatlısı insanlardı. Beni o kadar çok sevdiler, şımarttılar ki sonradan gerçek dünyaya zor adapte oldum. Benden 7 yaş küçük bir kardeşim var. İleride çok iyi işler yapacak, şimdiden takip için isinylmz.com‘a göz atabilirsiniz. İlkokulu ve ortaöğretimi İzmir’de okudum. Üniversite eğitimimi Ankara’da Hacettepe Sosyoloji’de tamamladım. Okul bittikten hemen sonra bir yarım dönem aynı bölümde yüksek lisans maceram var. Anneannemin vefatından sonra gözüm okul falan görmedi. İzmir’e döndüm, reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım. Bir yıllık Almanya macerasının ardından 2010′da İzmir’e yeniden döndüm, aynı dönemde Ege Üniversitesi’nde MBA yaptım ve 2012 Şubat ayında mezun oldum. Yaklaşık 4 yıl AdresGezgini’nde sosyal medya uzmanı olarak çalıştım. Bugüne kadar sosyal medya pazarlama üzerine Türkiye’nin birçok ilinde sosyal medya üzerine seminer, üniversitelerde konuk hoca olarak ders verdim. 1 yılı aşkın bir süredir Taylan Demirkaya ve Esin Sayın ile birlikte Yeni Asır Tv’de İnternet Medyası isimli bir program hazırlayıp sunuyorum. Markaların sosyal medyadaki bilinirliklerini arttırmak, pazarlama faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla yeni stratejiler geliştiriyorum.

Saçma sapan bir işte mi çalışıyorsun?

Sinemaya gidiyorsun adam sana elektronik bilet veriyor, birincisi bunu kendin alabilirsin ikincisi bileti aldıktan sonra kapıdaki ekrana bileti okutmak için de bir adam duruyor. WHAT? Ben bunu kendim yapabilirim.Biz kardeşimle epey konuşuyoruz bunun üzerine. Niye bu işlere ihtiyacımız var? Neyse, bugün tesadüfen Anıl Aba’nın Birgün’deki bir yazısında denk geldim ve resmen aydınlandım. Aba’nın anlattığı kitabı henüz okumadım ama listeme ekledim, okuyacağım. Şimdilik onun anlattıklarıyla yetiniyorum;

London School of Economics’de antropoloji profesörü olan David Graeber bundan birkaç sene evvel doihaveabsjoborwhat@gmail.com diye bir e-posta hesabı açar. bs: bullshit ancak Google bullshit kelimesinin mail adresinde geçmesine izin vermediği için kısaltma kullanmak zorunda kalmış.

Daha sonra sosyal medyadan bir duyuru yapar; yaptıkları işin “bullshit” olduğunu düşünenlerin bu adrese tam olarak ne yaptıklarını ve neden öyle düşündüklerini beyan ettikleri bir e-posta atmasını ister.

Okumaya devam et

Kütüphaneler için Sosyal Medya [Webinar]

Geçtiğimiz ay, Hacettepe Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği Herkes için Kütüphane Projesi kapsamında Hacettepe Teknokent’te bir webinar verme şansım oldu. Hayatımın ilk webinar deneyimiydi ve çok eğlendiğimi söylemeliyim. Olanca gribime karşın, aralarda öksürük molası vermek zorunda olsam bile beni kesintisiz dinleyen, sorularıyla webinarı hareketli kılan tüm katılımcılara yeniden teşekkür ederim.

Herkes için Kütüphane Projesi Bill&Melinda Gates Vakfı tarafından fonlanan bir proje ve dezavantajlı grupların yani internete erişim şansı olmayan kişilerin belediyelerin kütüphaneleri üzerinden bilgiye erişmelerini amaçlıyor. Bu kapsamda belediye kütüphaneleri halkın bilgi ve teknolojiden üst düzeyde faydalanmaları için donanım, yazılım ve eğitim olanalarıyla yeniden düzenlenecek ve bir anlamda bilgiye erişim merkezleri haline getirilecek.

Proje çok ayaklı devam ediyor. Kadın sağlığından e-devlet uygulamalarına, 3D tasarımdan web yazılımına kadar birçok konuda bilgi sahibi olabileceğiniz webinarlar ve eğitim dökümanlarını hem YouTube‘da hem de akademi sayfasında bulabilirsiniz.

Benim naçizane eğitimime de aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Blog Yazarları Çalıştayı 2017’nin Ardından

Birkaç gün önce hem blogumda hem de sosyal medya hesaplarımdan duyurmuştum, 17 Kasım Cuma günü Kadir Has Üniversitesi’nde yapılan Blog Yazarları Çalıştayı’nın konuklarından biri de bendim. Benim yer aldığım oturum Atıf Ünaldı’nın başkanlığını yaptığı Blog Yazımında Başarının Parametreleri oturumuydu.

blog_yazarlari_calistayi_3

blog_yazarlari_calistayi_isil_sumer_1

Bu yıl üçüncüsü Biz niye olmadık? temasıyla düzenlenen Blog Yazarları Çalıştayı‘nda her biri alanında marka haline blog yazarları, bloglarının bugün geldiği noktayı konuştuk. Çoğunluk sosyal medya mecralarının artışı, okuyucuların dikkat sürelerinin kısalması, internet kullanıcılarının video ve fotoğraf tüketiminin metin tüketiminden daha fazla olmasının bloglarının okuyucu kaybetmesinde ve blog yazarlarının bloglamaktan vazgeçmesinde etkisi olduğu üzerinde hemfikirdi. blog_yazarlari_calistayi_isil_sumer_2 blog_yazarlari_calistayi_isil_sumer_3

Benim bütün bunlara ek olarak bir de şöyle bir bahanem var.

İki yıl öncesine göre hayatımda birtakım değişiklikler oldu. Şubat 2016’da ben 7 aylık hamileyken, Ankara’ya taşındık. Bir ay sonra da bir bebeğimiz oldu. Erken doğum, şehir değişikliği ve kurumsal hayattan ayrılmanın aynı zaman dilimine denk gelmesi beni biraz hırpaladı. İngilizce’de şöyle bir tabir var ya, emontinally unavailable, işte o bendim geçtiğimiz yıl. Bence blog yazarı hatta genelleyeyim, dijital pazarlama profesyonelinin işini iyi yapabilmesi için duygusal olarak uygun olması gerekiyor. Ben değildim ve içerik üretemedim :)

Eksiklerimin farkındayım, sahalara dönme vakti geldi de geçiyor bile. Blog yazarları çalıştayı bu anlamda da etkili oldu aslında. O yüzden Evren‘e ve Atıf Hoca‘ya teşekkürler. Ve orada tanıştığım, uzun zamandır görmediğim güzel insanlara; Hamza‘ya, Haydar‘a, Fırat‘a, Osman‘a ve Burak Adalığ‘a.

Yeniden görüşmek üzere…