Dijital Darwinizm

Biz bireyler teknolojiyi çok sevdik, çok çabuk adapte olduk ama ya markalar?

Bundan birkaç ay önce Sosyal Medyada Pazarlama Miyopluğu üzerine bir yazı yazmıştım. Teknolojiye adapte olamayan firmalar birer birer yok olacak demiştim. Hemen ardından, geçtiğimiz günlerde Kodak, iflas başvurusunda bulundu. 131 yıllık koca şirket, dijital çağa ayak uyduramadı. Ne kadar acı bir şey, koca bir markanın çöküşü. Ama artık bu gibi üzücü haberlere alışmamız gerekiyor sanırım.

Eskiden marka denilince aklımıza tarihçe, logo gibi kavramlar gelirken şimdilerde farklı algılar oluşuyor zihnimizde. Markalar da insanlar gibi. Kendi karakterleri, kimlikleri, duyguları var. Yaşıyorlar. Yıllarca bu görmezden gelinen özellikler teknolojinin evrilmesi ile gözümüze gözümüze sokulur oldu. Sebebi ise yine biziz aslında. Biz toplum olarak internetle iç içe geçtikçe, markalarla özel bağlar kurmaya başlıyoruz. Sürece dahil oluyoruz ve buna ayak uyduramayan firmalar pıt pıt yok oluyor. :/

Günümüzde bir markayı değerli kılan çok önemli kavramlar var. Mesela iletişim, etkileşim, eğlence, açıklık… Hepsinin bir arada olduğu bir moda markasını örnek vereyim: DKNY.

Hiç DKNY’nin Twitter hesabını incelediniz mi?

Twitter’ın fazla takip edilen marka sayfalarından biri. Özellikle gençler tarafından çok rağbet görüyor. Sebebi gerçek bir insanın elinden çıkan samimi itiraflar ve cümleler. “DKNY PR Girl” kimliği ile DKNY bir moda markası olmaktan çıkıp gerçek bir insan olarak aramıza karışıyor.

Evrimin garip boyutu işte bu olsa gerek. Hepimiz bir şekilde sürece ayak uyduruyoruz. Uyduramayanlar da yok olup gidiyor. Darwin’den kendi cümleleri ile alıntılayan Leon Megginson’a göre ne en güçlü olan ne de en zeki olan hayatta kalacaktır. Değişime en iyi uyum sağlayabilen hayatta kalacaktır.

Dijital Darwinizm

Tam da bu noktada aklıma geçtiğimiz günlerde Digital Bosphorus‘da konuşma yapan Sina Afra‘nın söz ettiği Dijital Darwinizm kavramı geliyor. Kavramı daha önce Brian Solis‘in blogunda okumuştum ama buraya da aktarmam gerekir diye düşünüyordum ne zamandır. Çünkü dijital darwinizm ile ilgili hiç Türkçe kaynak yok.

Önce Brian Solis’in tanımına bakalım. Nedir Dijital Darwinizm?

Dijital Darwinizm, toplum ve teknolojinin bazı şirketlerin adapte olabileceğinden daha hızlı evrilmesi sürecinde tüketici davranışının evrimidir. Yani bizler markalardan çok daha hızlı bir şekilde teknolojiye ayak uyduruyoruz. Böyle durumlarda markalar da yok olup gidiyor.

Bunun önüne geçebilmek için tıpkı DKNY’nin yaptığı gibi markayı kişiselleştirmek ve o eski, geleneksel süreçlerden arındırmak gerekiyor. İhtiyacımız olan şeylerin başında da yeni meslek gruplarına kucak açmak gerekiyor. Mesela; dijital pazarlamacılar, sosyal medya uzmanları gibi…

Ya başka ne gerekiyor derseniz:

Liderlik: Teknoloji evrilmeye devam ettikçe, davranışlar, beklentiler ve iletişim de evrilecek. O yüzden birilerinin her şeyi önceden görmesi, trendleri takip etmesi ve bizi yönlendirmesi gerekiyor. Mesela Steve Jobs :)

Vizyon-Misyon: Bugün daha Taylan’la bizim Yeni Asır Tv’deki İnternet Medyası programında  konuştuk. Kimse şirketlerin kaç yılında kurulduğunu, vizyon ve misyonun ne olduğunu bilmez ve bununla da ilgilenmez. Bildi, okudu ya da ilgilendi diyelim acaba bununla ilgili tweet atar mı? Artık markalar tek başına var olmuyor, birlikte yaratılıyor. Bu süreçte içi boş sözler, havada kalan vaatler anlamsız. Vizyon ve misyon amaca yönelik olmalı. Çağı yakalamalı.

Strateji: Yeni medya ve teknolojinin dominantlığı yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Yeni medyada var olmak için hemen sosyal medya hesapları açmayın, önce stratejinize kulak verin. Neden ve niçin buradasınız? Müşterileriniz sizden ne bekliyor, siz ne amaçlıyorsunuz?

Kültür: Sosyal ağlar, yeni medya kanalları kültürümüzü de değiştiriyor. Bizim kültürümüz değiştikçe firmaların da hemen adapte olmasını bekliyoruz. Önceden benmerkezci olan firmaların kültürlerini gerçekten müşteri odaklı, gerçekten çalışan odaklı kültüre doğru yönlendirmeleri gerekiyor. Yani bunu yazılı olarak değil kültürel olarak kabullenmeliler.

İnsanlar: Pazarlama karmasında 5. P olarak insan yer alır. Başarıya ulaşmak için insan en önemli faktör. Hataları ortadan kaldırmak için çalışanlarınızın moralinin yüksek olması, motivasyonunun tam olması gerekir.

İnovasyon: Yeni fırsatlar ancak inovasyonla mümkün. Trendler durmadan değişiyor. O yüzden yeniliğe açık olmalısınız.

Etkileşim: Dijital etkileşim sosyal medya ile birlikte iyice hayatımıza girdi. Her geçen gün müşteriler markalarla daha da içli dışlı oluyor. Sıcak ilişkiler kurmak, insanları üretim sürecine dahil etmek, onları da aileden biri gibi görmek çok önemli.

Lokalizasyon: Son dönemin en popüler kavramı lokalizasyon. Dünya çapında bir marka olabilirsiniz ama X şehrin ufacık kasabasında oturan bir kişiye bile hitap edebiliyorsanız kazanırsınız.

İstihbarat: Müşteriler iyi ya da kötü sizin hakkınızda konuşuyor ama aslında bu sizin için iyi bir şey. Çünkü markanız hakkında anında istihbarat alabiliyorsunuz. Diyalogları dinliyorsunuz, cevap hakkınız da doğuyor.

İnsancıl Kapitalizm: Upcycle ve recycle bu aralar sıkça kulağımıza çalınan kelimeler. Geçmişte doğadan o kadar çok aldık ki şimdi geri vermemiz çok da şaşırtıcı değil aslında. Sosyal sorumluluk yeni dönem işletme sürecinde karşımıza sıkça çıkacak bir kavram. Doğaya değer verin.

İşte böyle dostlarım. Dijital Darwinizm’de anlatılmak istenen çağa ayak uydurun. Sürece dahil olun. Yoksa unutulup gidersiniz.

Şimdiden mutlu haftalar :)

Bir Cevap Yazın