Etiket arşivi: dijital antropoloji

İnternet ve Samimiyetin Demokratikleşmesi

University College London Antropoloji bölümü profesörlerinden Stefana Broadbent, internetle birlikte insanlar ve kurumlar arasında yeni ve gizli bir gerilim olduğunu düşünüyor. Kurumlar, yani okullar, hastaneler, ofisler, devlet daireleri gibi hepimizin gündelik hayatlarının büyük bir kısmını geçirdikleri yerler bir takım kurallarla işleyişlerini sürdürürler.

Örneğin, öğrencilerin derste telefonla konuşmaları yasaktır ya da fabrikalarda mesai saatleri içerisinde sevdiklerinizle iletişim kurmanız mümkün değildir. Ama internetle birlikte bu biraz şekil değiştirdi. Artık insanlar iletişim kanallarını kullanarak bu kurumların onlara dayatmış olduğu soyutlanmayı kırıyorlar. Bunu nasıl yapıyorlar? Çok basit, kendinizden düşünün, eğer çalıştığınız iş yerindeki bilgisayarınızda sosyal ağlara erişim yoksa akıllı telefonunuzu kullanarak Facebook güncellemelerine bakarsınız, sevgilinizle gtalktan anlık mesajlaşırsınız ya da telefonunuz sadece mesaj yazmaya ve konuşmaya yarıyorsa tuvalete gider orada konuşursunuz.

skype-dinner

Okumaya devam et

Bir Sosyologun Sosyal Medya İle İmtihanı

Sosyoloji benim için her zaman bir sığınak olmuştur. Kafa karışıklığımı giderebildiğim, toplumları, kültürlerini yargılamadan anlayabileceğim sınırsız kaynakla dolu sessiz bir liman. Her zaman içinde çığırtkanlar vardı bu bilimin ama benim kafamdaki çığlıklarımı dindirmeme neden oldu. Ne yazık ki bunu bizim devlet üniversitelerinde yapabilmek çok zor. Kimse alınmasın ama üniversitelerin sosyoloji bölümleri saman kağıtlara kurşun kalemlerle not alınmış, miadı çoktan dolmuş teorilerle öğretim yapmaya çalışan hocalarla dolu. Eğer içinizde birazcık sosyoloji aşkı yoksa, okuldan mezun olduktan sonra sudan çıkmış balık gibi karada nefes almaya çalışırsınız.

Sosyal medyaya giriş yaptığım son 3 senedir sosyal medyanın sosyolojisi üzerine okumalar yapıyorum. Bulabildiğim tüm makaleleri, blogları okuyor, işime yarayanları not edip gerisini geri dönüşüm kutusuna postalıyorum. Geçenlerde Avustralyalı bir hocanın bloguna denk geldim. Adı Deborah Lupton, Sydney Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde görev yapıyor.

Bugün size Deborah Lupton’ın hikayesini anlatacağım.

digital_sociology

Okumaya devam et

Çıplaklık, Mahrem ve Sosyal Medya

Her ne kadar çıplaklık insanın doğal hali olsa da, modern toplumlarda dışlanan bir kavramdır. İnsan çıplak doğmuştur ama yaşamını devam ettirdiği süre içinde giyinmeli, mahrem yerlerini örtmelidir. Antropologlar insanın giyinmesini, soğuktan korunma, iklim değişikliklerine alışma ve kapanma ritüeline bağlıyorlar. Fakat yine de tam olarak nasıl ortaya çıktığı bilinmiyor. BBC’nin 2003 tarihli haberine göre ise insanın giyimi 72.000 yıllık bir tarihe uzanıyor. Sebebi ise bitler.

Sebebi her ne olursa olsun çıplaklık birçok kültürde hoş karşılanmıyor. Fakat bazı kabilelerde çıplaklığın yüceltildiğini biliyoruz. Modern toplumlarda ise çıplaklığı yaşam biçimi olarak kabul etmiş gruplar mevcut. Özellikle Almanların çıplaklığa karşı zaafları olduğu aşikar :)

naturizm Okumaya devam et