Kategori arşivi: Kitap

İnsanın kökleriyle barışması, ailesini affedip sevmesi, geçmişini kucaklaması falan çok uzun ve zor bir yolculuk, bütün bir ömür sürüyor belki. Ben, son 10 yıldır bunun üzerine çalıştığımı ve birkaç yıldır da epey ilerleme kaydettiğimi söyleyebilirim. Geçmişten gelen düğümler sırayla açıldıkça kendini de tanıyor insan, bi’ rahatlama geliyor. Gençleştim yahu, kendimi tanıyorum nihayetinde. Başka bir şey diyecektim, konu dağıldı. Hani, yazı atölyesine başlamıştım ya. O bitti. Biterken bana birkaç hediyesi oldu, iyi yazmayı öğrenmenin dışında. Yıllardır, babamın ısrarlarından kaçarak, inadımdan okumadığım Necati Cumalı’yı tanıdım, hocam sayesinde. Şimdi “Ay Büyürken Uyuyamam”ı okuyorum. Karşımda yarınaltıyla, miltarlasıyla, yalamığıyla bizim köy. İri memeli kadınları, kahvede cigara tüttüren beyamcaları, sabaha karşı tütün kıranlar, bağ yapanlar, üzüm kesenler. Kullanmaya kullanmaya unuttuğum kelimeler; Peşkiri, pırnalı, çiftesi… Yaşasın köklere dönüş! Yaşasın bu yolda karşılaştığım ve tanıdığım iyi niyetli insanlar. İyi ki varlar. ❤️ Ve seni seviyorum baba! . . . . #necaticumalı #aybüyürkenuyuyamam #kitaptavsiyeleri #kitaptavsiyeleri

A post shared by Işıl Yılmaz Sümer (@isilyilmaz) on

İnsanlar neden çalışmak zorundadır?

Gökyüzü yeryüzüne çok yakındı. Gerçekten, kolunuzu havaya kaldırsanız ona rahatlıkla erişebilirdiniz. Kim ne zaman acıksa, tek yapması gereken elini uzatmak, gökyüzünden bir parça koparıp yemekti. Dolayısıyla hiç kimse çalışmak zorunda değildi.

Evet, bir süre her şey yolunda gitti, ama bazen insanlar yiyebileceklerinden daha fazlasını koparıyorlar, yiyemediklerini yere atıyorlardı. Yine de gökyüzü öyle büyüktü ki herkese fazlasıyla yetiyordu. Gerçekten ihtiyaç duyulandan fazlası koparılsa ne olurdu ki?

7838572968_aa1ae81bf2_b Okumaya devam et

Teknolojiyi Nasıl İnsancıllaştırıyoruz?

Clifford Nass ve Byron ReevesMedya Denklemi” teorisini ortaya attığında sene 1996’ydı. Bu teori, “Medya Denklemi Testi” diye adlandırılan ve 22 kişilik denek grubu ile gerçekleştirilen bir testin sonucu. Testte iki gruba ayrılan deneklere Amerikan Pop Kültürü ile ilgili sorular yöneltilmiş ve akabinde, sorular hakkında bir de anket cevaplamaları istenmiş. Birinci grup testi cevapladığı bilgisayarda anketi yanıtlarken diğer grup kağıda ya da başka bir bilgisayara anket yanıtlarını girmiş. Sonuç, epey ilginç. Birinci grup, testi yanıtladığı bilgisayarla arasında bir bağ kurarak ona karşı kibar davranmış ve soruların “gayet iyi” olduğunu söylemiş ama diğer grup, yani ankete kağıt-kalemle ya da başka bir bilgisayarla yanıt verenler testin “kötü” olduğunu belirtmiş.

Reeves ve Nass aynı testi bir de bilgisayarlara mikrofon ekleyerek gerçekleştirmişler. Sonuç yine aynı çıkmış. Testi yanıtladıkları bilgisayarda anket yanıtlayanlar, soruların “süper” olduğunu düşünmüşler, öyle olmasa bile.

medya denklemi Okumaya devam et