Kategori arşivi: Sosyoloji

İnternet Değişimi Mümkün Kılar Mı? ya da Kolektif Zeka.

Bu yazıyı hazırlarken düşüncelerini benden esirgemeyen kardeşim Işın Yılmaz‘a teşekkürler.

Molly Katchpole, bundan 2 yıl kadar önce üniversiteden yeni mezun olmuş yarı zamanlı çocuk bakıcısıydı. Günün birinde Bank of America’nın kendisinin de aralarında bulunduğu müşterilerinin hesabından her ay 5 dolarlık kesinti yapması canına tak edince Change.org üzerinden bir imza kampanyası başlattı. Kampanyaya 1 ay içinde ise 50 eyaletten 300bin’den fazla Amerikalı destek verdi. İmza verenlerin Facebook, Twitter gibi sosyal medya sitelerini de kullanarak şikayetlerine aralıksız devam etmesi ve olayların kar topu etkisi ile büyümesi Bank of America yetkililerini çaresiz geri çekilmek zorunda bıraktı. Katchpole ve finans kurumları arasındaki mücadeleyi Katchpole kazandı. Molly’nin tüm hayatı change.org sitesinde hazırladığı bir imza kampanyası ile 1 ayda değişti ve tabii bankaların da. Molly geçtiğimiz yılın Mart ayında Times’ın 100 etkili isim listesine aday oldu.

mol

Okumaya devam et

Adorno’dan Sosyoloji Öğrencilerinin Mesleki Analizi

adorno

Theodor Adorno Introduction to Sociology kitabında yer alan 23 Nisan 1968 tarihli ders notunda sosyoloji öğrencilerinin yaşadığı işsizlik sorununu şöyle açıklıyor:

“The number of students majoring in Sociology has risen to an extraordinary degree since 1955. Let me give you a few figures: in 1955 there were 30 sociology majors, in 1959 163, in 1962 there were 331, in 1963 383. Now (1968) there are 626. In view of this I should be professionally blinkered in deed If I were to tell you how wonderful it is that so many of you are studying sociology! If you compare the expectations ambitious of students with the professions they actually later adopt, the results are even worse. For example -and this is very interesting- only % 4 of sociology students originally wanted to work at a university whereas %28 of graduates have been absorbed into higher education. In another words, the university which produces sociologist, is also their main consumer, their primary consumer. This is a situation which, making somewhat free use all the language of pscyhoanalytic theory, I have called incestuous. In my opinion this is not a diserable state of affairs. On the other hand only %4 of students originally intended to go into market and opinion reserach whereas %16 have actually entered that profession. By contrast a relatively high number -%17- wanted work in journalism, radio and television, but only %5 of graduates have found employment there. With regard to Industrial and Company Sociology, %3 wanted to adopt this profession and %4 have actually taken it up – a somewhat better ratio -.” Adorno, Theodor W.

Aradan geçen 45 yıl içinde değişen bir şey yok gibi. Sizce?

İnternette Küfür ya da Yanlış Demokrasi

Milliyet gazetesi bir dönem okuyucularına Popüler Kültür adında bir ek sunuyordu. Sene 2003 falan olmalı. Çünkü ben o dönem Sosyoloji Bölümü’nde çaylak bir öğrenciydim. Bulduğum her şeyi okuyor, anlamaya çalışıyordum. Murat Belge, Can Dündar, Ünsal Oskay bu dönemde biriktirdiğim gazete ekinin fotoğraflarında yaşıyordu. İnternet bu kadar yaygın değildi, sosyal medya diye bir şeyin varlığından terim olarak haberdar değildik. Aynı dönemlerde Hasan Bülent Kahraman ile de tanıştım. Yazılarını su gibi okuyup düşünüyordum.

Sonra gazete bu eki kaldırdı falan. Arkasından bizim bildiğimiz gazetelerin hepsi birer birer  tabloid gazetelere döndü. Siz, daha iyi bilirsiniz.

pop-kültür Okumaya devam et