Kütüphaneler ve Sosyal Medya [SEMİNER]

Geçtiğimiz yıl Samsun’da ÜNAK 2010: Sosyal Ağlarda Bilgi Yönetimi başlıklı bir konferansa katılmış, orada çok değerli hocalarla tanışmıştım. Daha sonra iletişimimizin devam ettiği iki hoca var. Nevzat Özel ve Tolga Çakmak. İkisi de genç, alanlarında yetenekli ve çok başarılı insanlar. Nevzat Hoca Ankara Üniversitesi’nde, Tolga Hoca ise Hacettepe’de araştırma görevlisi olarak çalışıyor.

Geçtiğimiz aylarda Bilkent Üniversitesi’nde Kütüphanecilik Seminerleri düzenlendiğinden bahsetmişlerdi. Bir günü de Web 2.0 teknolojilerine, kütüphanelerde sosyal medya kullanına ayırmak istediklerinden söz etmişlerdi. O günü 12 Ocak olarak belirlemişler, Bilge Hoca aradı beni Bilkent Kütüphanesi’nden. Dört konuşmacı, 20′şer dakikalık sunum şeklinde bir format hazırladıklarından söz etti. Ted konuşmaları gibi. Çok hoşuma gitti, hem Ankara’ya gitme düşüncesi (kardeşimi falan göreceğim ya :) hem de yıllarca Mayfest’inde fink attığım Bilkent’e konuşmacı olarak gidiyor olmak. Sabah 4 falandı yastıktan kafamı spatulayla kazıdılar sanki, soğuk buz gibi hava dinlemedik, Can’la beraber havaalanına gittik.

Ben boş kaldığım her an yeni rüyalar gördüm. Zaten artık uçaklarda falan, yatağımdaymışçasına rahat uyuduğum için pek sorun yaşamadım. Ankara’ya iner inmez başıma bir ağrı saplandı soğuktan. Sanki yıllarca sokaklarında dolaşan ben değilmişim gibi, bir anda gıcık oldum  Ankara’ya. Ama bilim, irfan soğuk dinlemez deyip vurduk kendimizi yollara -tabii Can’ın pozitifliği ve güleç yüzü sayesinde :) Bizi Bilge Hoca karşıladı. Ebru Kaya ve David Thornton ile tanıştık. İkisi de çok şeker, candan insanlar. Bunu bizi Halil İnalcık‘ın da aralarında bulunduğu ağır topların yemek salonuna yemeğe davet ettikleri için söylemiyorum yanlış anlaşılma olmasın.

bilkent kütüphane - sosyal-medya

Neyse efem, yedik içtik. Konferans saati gelince de kar yağışında romantik romantik yürüyerek kütüphaneye geçtik. Bu arada Can’ın fakültesinin önünden geçtik, bana üniversite yıllarında yaptığı haylazlıkları (şair burada haylazlıktan kasıt olarak laboratuarlarda sabahlamaları kastetmektedir) anlattı. Salona vardığımızda kalabalık bir grubun bizi beklediğini gördük. 65 kişi civarında, hiç fena değil katılımcı kitlesi vardı. Hemen hepsi de kütüphaneci. İlk sunum Nevzat Hoca’nındı.

Nevzat Hoca’nın konusu “Yeni Nesil Bilgi Hizmetleri ve Kütüphaneciler” idi. Ankara’da yaptıkları anket çalışmasından söz etti ve etiketleme (social tagging, bookmarking) sitelerinin kütüphaneler için ne büyük nimet olduğundan bahsetti.

Hemen ardından sunumunu yapan Hale Hoca ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi’nde Web 2.0 Uygulamaları başlıklı bir sunum hazırlamış. O da ODTÜ’de geçtiğimiz yıldan bu yana yaptıkları sosyal medya çalışmalarından söz etti. Facebook hesabı yönetmenin ne kadar zor olduğundan, blog yazmanın sıkıntılarından vs. Sosyal medyanın kesinlikle bir ekip işi olduğunu da sözlerine ekledi ki buradan hemen sosyal medya uzmanı ne ki şimdi? Herkes de sosyal medya uzmanı.. Sosyal medya uzmanlığı çok rererö” diyen sevgili arkadaşlara sitem ederek duyuralım. Evet, sosyal medya çok zor iş.

Hale Hoca’nın konuşmasından sonra bi 10 dakika falan “ihtiyaç” molası verdik. O ara biri benim elime çarptı, kahve döküldü üzerime. ühü. Olsun, bilim irfan sıcak içecekten kaynaklı 2. derece yanık, kahve lekesi falan dinlemez deyip Tolga Hoca’nın “Web 2.0 Uygulamalarının Kütüphanelere Yansıması ve Mobil Uygulamalar” başlıklı sunumunu dinlemek üzere yerime oturdum. Tolga daha çok artan akıllı telefon kullanımından ve bu cihazlar ile sağlanabilen mobil kütüphanecilik hizmetlerinden bahsetti.

Nice sonra sevgili dostlar, sıra bana geldi de sahnelerin gülü olarak sunumumu yapma şansı elde ettim,oh be. Çıktım anlattım, sosyal medyanın tüm inceliklerini.

Dedim “bakın sevgili kütüphaneci dostlarım, sizin hedef kitleniz gece 20:00′den sonra Facebook’a giriyor. Mesai saatlerinizi buna göre ayarlayın” dedim. Onlar da “iyi, iyi” dediler.

isil-yilmaz-sosyal-medya

Birçok istatistik verdim, özellikle kütüphanelerle ilgili sosyal medya vaka analizleri ben dahil tüm kütüphanecilerin ilgisini çekti. Sunumumda kullandığım istatistikleri IAB ve Global Web Index’den aldım. Her ikisine de teşekkürü bir borç bilirim.

Ankara ziyareti çok keyifliydi. Umarım yeniden gidip bildiklerimi paylaşabileceğim platformlar olur. :)

Bir Cevap Yazın