Sosyal Medya’da Pazarlama Miyopluğu

Dünyada en çok alıntı yapılan makalenin ne olduğunu henüz bilmiyorsanız sizi Theodore Levitt’in Marketing Myopia adlı makalesini okumaya davet ediyorum. Buradan buyurun: Marketing Myopia

Levitt pazarlama miyopluğunu tanımlarken bazı şirketlerin kendi temel işleriyle ilgili miyop olduklarını söylemiş. Aslında bir nevi körlük gibi düşünelim bunu. Mesela diyelim ki teknoloji sektöründesiniz ve cep telefonu üretiyorsunuz ama yeni gelişmeleri takip edemiyor, dokunmatik ekran teknolojisine inanmıyorsunuz. Bu durumda ne yazık ki siz de pazarlama miyopluğu denen hastalığa yakalanmışsınız ve kısa süre içinde geleceği yakalayan rakiplerinizin piyasayı ele geçirmesini acıklı gözlerle izlemek zorunda kalacaksınız. :(

Pazarlama miyopluğu ile ilgili internette binlerce gerçek örnek bulabilirsiniz. Ama ben kendi deneyimlerimi paylaşmak istiyorum, elbette sosyal medya!

İstanbul’da durum nasıl bilmiyorum ama İzmir’deki firmaların çoğu sosyal medyayı Facebook ve Twitter’dan ibaret sanıyorlar. Aslında hemen hepsi bir şekilde sosyal medyayı pazarlama stratejisi olarak bilinçsizce kullanıyor ama yüzdelik vermem gerekirse %70′i hala eski tarz pazarlama ve halkla ilişkiler stratejilerine bağlı durumdalar. Hatta, lütfen kimse üstüne alınmasın ama, bazı firmalar sosyal medyada pazarlamanın ciddi bir mesai istediğini de görmezden geliyor.

Evet, sosyal medyayı geleneksel medyadan ayrı düşünmek kesinlikle çok yanlış olur. Nasıl ki reklam ve haber birbirlerini destekleyen tanıtım araçları ise sosyal medya pazarlama ve geleneksel pazarlama da o derece birbiri ile akrabadır. Fakat bence firmalar sosyal medyadan ne istediklerine karar vermelidirler önce. Yani evet; biz kesinlikle sosyal medyada bir şekilde yer almalıyız diyerek sayfalarınızı spam içeriklerle doldurmaksa amacınız, bence hiç başlamayın.

Önce sosyal medyadan ne istediğinize karar verin. Sadece eğlenmek mi? Çok fazla sayıda hayran ya da takipçi edinmek mi? Anında çok ciddi satışlar yapıp büyük kazanç elde etmek mi? Marka bilinirliği yaratmak mı? Ya da kulaklarınızı tamamen tıkayıp eski usül yolunuza devam etmek mi?

Benim firmalara tavsiyem, sosyal medyada aktif olmaları ama reelde nasıl bir marka imajları varsa onu sosyal medyaya yansıtmaları ve gerçek olmayan demeçlerden uzak durmaları. Diyelim bir otel işletmesisiniz, Facebook sayfanızda Yılmaz Özdil’in yazılarını paylaşmak ya da sektörünüzle alakası olmayan absürd videolar paylaşmak size hiçbir kar getirmez. Aksine müşterilerinizin gözünde sizi güvenilmez ve uygunsuz bir otel poziyonuna sokar. İnsanlar neden Facebook sayfanızı beğeniyor biliyor musunuz? Sizden haber almak için, promosyonlarınızdan ya da kampanyalarınızdan ilk kendileri haberdar olmak için. (bkz: Sosyal Medya’da Markaları Neden Takip Ediyorsunuz?)

Sosyal medya tam zamanlı bir mesaidir, keyfe keder açılan hesaplarınız nadasa kalmasın, Facebook sayfanızda topladığınız hayranlarınız öksüz kalmasın ve sayfalarınız bit pazarına dönmesin :)

Sosyal medyadaki varlığınızı artırın ve pazarlama miyobu olmayın. İnternette dolaşan her masumun hedef kitleniz olduğunu düşünmeyin, doğru hedeflenmiş gerçek kullanıcılara reklamlarınızı gösterin! :)

İyi uykular, tatlı rüyalar.

Bir Cevap Yazın